TÜRK OCAKLARI MANİSA ŞUBESİ
10. PİLAV-AYRAN ŞÖLENİ AÇILIŞ KONUŞMASI (28 Ekim 2007)
Türk Ocakları Manisa Şubesi Başkanı
Yard.Doç.Dr.Muzaffer TEPRKAYA

Manisa Türk Ocağı kuruluşundan bu yana millî meselelerdeki duyarlılığı ve tepkileriyle gündem oluşturmuş; seminer, konferans, panel ve diğer kültürel  faaliyetleriyle değerli Manisalıların gönül ve fikir dünyalarına hitap etmiştir...  
Konuşmanın tam metni için tıklayınız.


Türk Ocakları Nedir(Sorulara cevaplar)
Türk ocağı'nın kurucuları kimlerdir?
Türk ocağı'nın cumhuriyet öncesi ve sonrası siyasal konumu nedir?
Cumhuriyetin kuruluşunda türk ocaklarının işlevi nedir?
Türk siyasal hayatında türk ocaklarından yetişmiş aydınlar var mıdır, bunların önemi nedir?
Türk-islam tartışmalarında türk ocaklarının dikkate aldığı ana kriterler neler olmuştur?
Küreselleşme olgusu karşısında - hakkında düşünceniz veya türk ocaklarının konumu nedir?
Demokrasi kavramı hakkında düşünceniz?
Türk ocaklarının bugünkü gençliğe bakışı nedir?
Sorularının Cevapları için tıkla.


Kızıl Elma
Bir milletin yürütücü kuvvetine “ülkü” denir. Toplumlardaki kişileri birbirine bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve aynı zamanda ülküdür.


Ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır. Sözlük anlamı “and” ve “uzak hedef” demek olan “ülkü”, topluluğu aynı yolda yürüten bir kuvvettir ki, bu uğurda insanlar birbirlerine karşı içten sözleşmiş gibidirler. Yazının Tamamı için tıkla.


Atatürk ve Türk Ocakları
Yeni Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda, çok önemli fonksiyonlardan birisini de Türk Ocakları ifa etmiştir.

10 Nisan 1931'de 276 şubesi ve 30 bini üyesi ile Türk Ocakları, ülkemizin en dinamik, hatta denilebilir ki, birinci derecedeki kuruluşlardan birisi idi.

Atatürk, yurt gezilerinde mutlaka Türk Ocaklarının şubelerini ziyaret eder, Ocaklılarla sohbetlerde bulunur, konuşmalar yapar, hatıra defterlerine duygu ve düşüncelerini yazardı.Yazının Tamamı için tıkla.


Türkiye'nin En Eski ve En Büyük Sivil Toplum Kuruluşu Türk Ocağı
Çağdaş ülkelerin hemen hepsinde, aynı amaca ulaşmak için bir araya gelmiş kişilerin kurup yönettiği ve varlığını sürdürdüğü kurumlar vardır. Çevresinde birleştiren bu amaçlar sosyal, bilimsel, mesleki, sporla ilgili vb. olabilir. Bunlar , devletlerinin çıkardığı yasalar çerçevesinde çalışır veya hizmet görürler. Temel özellikleri yönetici ve üyelerinin bu kuruluşlardaki çalışmalarından dolayı bir kazanç sağlamamaları, hizmetlerini gönüllü olarak yürütmeleridir. Bundan dolayı onları birer "gönüllüler kuruluşu" olarak nitelendirebiliriz. Yazının Tamamı için tıkla.